Doğum Fotoğrafçısı Olmak İçin

Bu yazıyı “Doğum Fotoğrafçılığına başlamak istiyorum, nereden başlamam gerek?” tarzındaki soruları soran kişilere yönelik yazdım. İşin teknik detayları yer almamaktadır. Bu tarz detaylar için bazı meslektaşlarımın taşı gediğine koyan çok güzel yazıları var onlardan faydalanabilirsiniz. Burada onların söyleminden çok da farklı bir şey anlatmıyorum aslında ama araştırmamış ya da bulamamış olanlara benim dilimden bir paylaşım bu sadece.

-Hayır, bu işi ek gelir getirsin diye yapamazsınız! Doğumun ne zaman olacağı belli olmadığına göre “haydi koş” dediklerinde rakı sofrasında olsanız bile -farklı bir çalışma prosedürünüz yoksa- çekime gitmeniz gerekebilir… O prosedür de meslektaşlarınıza işi paslayabilmektir ki bunun için güvendiğiniz insanların olması gerekir.

-O her an ulaşılabilir olma ve çağrılabilme gerekliliğinin yanında çok uzun saatlerinizi sadece beklemek için de harcayabilir olmanız gerekir. Bazen bir doğum için 16-17 saat bekleyebilirsiniz.

-Hayır, bu işi 1000 TL’lik makinalarla hobi olarak yapamazsınız. Eğer işinize saygı duyuyor ve bazı kaygılar taşıyorsanız, ki bu ilerlemeniz için gereklidir, karşınızdaki kişiye de saygı duymalı ve yatırımınızı cömertçe yapmalısınız! Makinanız, lensiniz, bilgisayarınız hatta hafıza kartınız bile maksimum kalitede ve emniyette olmalıdır.

– Hayır, daha önce teyzenizin, halanızın kızının ya da bir arkadaşınızın doğum fotoğraflarını siz çektiyseniz kendinizi doğum fotoğrafçısı olarak ilan edemezsiniz! Bu, gelecek olan müşterilerinize –ki bu tanımı hiç sevmem- kat-i suretle ihanet olur, beklentilerini karşılayamazsınız.

-Hayır bu işi yapmanız için sadece fotoğraf bilginiz yetmez, daha önce hiç karşılaşmadığınız psikolojideki o insanlara nasıl davranmanız gerektiğini çok iyi kestirmeniz gerekir. Öncesinde görüşme yaptığınız dünyalar tatlısı anne doğum günü umduğunuz sıcaklığı size gösteremeyebilir, kişisel algılamamalı, yerinizi, tavrınızı bilmelisiniz.

-Hayır, güzel sanatlar fakültesi mezunu olduğunuz için bu işin kralını yapacağınızın garantisi kimsede değildir. Yapan vardır ve katkısı da aşikardır elbet ama bazen her konuda kendimize pay çıkarmamamız gerekir. Entelektüel birikiminizin yanında belli bir duygusal olgunluğunuzun da olması gerekir.

-Albüm, broşür, kartvizit tasarımı ya da internet sitenizin oluşumu için başka kaynakları birebir kullanmakla harika şeyler ortaya dökemezsiniz, bir yerden mutlaka patlar. Baştan aşağı yaptığınız her şey sizin hayal gücünüzün ürünü olmalıdır. Araştırın, feyz alın ama asla taklit etmeyin, kendi fırçanızı kullanın, resmi kendiniz oluşturun!

– Hayır, şuraya bakın hadi gülümseyin diyerek doğum fotoğrafı çekimi yapılmaz, onun da yapıldığı yerler vardır elbet ama o atmosferi bozarsanız fotoğraflarınız yapay olacaktır. Kimseye ses etmeden, belli belirsiz orada bulunup bu işi yapmak gerekir.

– Hayır, İşiniz sadece çekimi yapıp fotoğrafları teslim etmekle götüremezsiniz. Bu da alternatiflerinizin arasında olabilir elbet ama karşınızdaki kişinin isteklerine karşılık verebilmelisiniz. Albüm, baskı firmalarıyla tanışmanız, yaptığı işleri beğenirseniz onlarla yol almaya karar vermeniz gerekir.

– Hayır, çekim yapıp paramı kazanayım demekle yetinemezsiniz, şirketleşmelisiniz. Vergilerinizi ödemeli, her şeyi usulüne göre yapmalısınız, yoksa sonra başınız çok ağrıyabilir.

-Hayır, ışık ortamı çok kötüyse de flaşı patlatırım canavar gibi kareler çıkarırım diyemezsiniz. Ayarlarınızı doğru yapmalı ve flaşı olabildiğince az kullanmalısınız, dikkatleri kendinize toplayıp harika kareler çıkarmanız daha zordur. Tüm bu sebeplerin dışında bebeğin bulunduğu ortamda flaş kullanmak kesinlikle doğru değildir zaten! Henüz gelişimini tamamlamamış gözler için çok fazladır flaşın ışığı.

– Hayır, ardarda, deneye deneye çekerim biri mutlaka tutar diyemezsiniz. Doğum çok hızlı işleyen olaylar bütünüdür. Anı kaçırmamanız gerektiği gibi o anı yakalamak için ayarlarınızı, konumunuzu da doğru belirlemeniz gerekir. Ve bunu yaparken ‘gerçekten’ hızlı olmanız lazım.

– Aileye ömür boyu o günü tekrar tekrar yaşatacak kareleri çekerken seçici de olmanız gerekir. Rastgele her şeyi çekmeniz belli bir estetik bakış açınızın olmasına en büyük engeldir. Doğumu bir operasyon olarak düşünmemenizi, fotoğrafların bir tıp konferansında yayınlanacağını düşünürmüş gibi çekim yapmamanızı öneririm. Kesik, yara, kan gibi görüntüleri kamufle etmeniz, masum, tertemiz kareler yakalamanız daha yerinde olacaktır.

-Hayır, bebeğin her yerde fotoğrafını çekemezsiniz. Doktorun muayenesi esnasında bazen hoş olmayan görüntüler oluşabilir. Burada doktor ve hemşireyi sizi uyarmasına gerek bırakmadan çekimi bırakmalısınız, aynı operasyon kısmında olduğu gibi bazı görüntülerin akılda kalmasına gerek yoktur.

-Hayır, bazen ailenin istediği her kareyi çekmemelisiniz. “Gel gel bak buradan çok güzel görünüyor yüzü” dedikleri anda siz bebeği değil de anne ve babanın ona harikulade bakışını, mimiklerini çekiyorsanız kimseye aldırış etmeyin, yerinizde kalmalısınız. Doğru anları kollamak ama kimseyi de kırmamak, işte bütün mesele bu.

-Biraz değil, ileri seviyede fotoğraf işleme programları kullanabilmeniz gerekir. Fotoğrafa yapılan işlemeler çekim kadar önemlidir. Klasik stüdyo fotoğrafçılığında uygulanan kaymak gibi bir cilt yapmaktan bahsetmiyorum, renk ve netlik rötuşları bazen çok şeyi değiştirebilir.

-Evet dünyanın en keyifli mesleklerinden biridir kanımca, inancınız varsa asla vazgeçmeyin!
Sen de sanki dünyanın en zor işiymiş gibi anlatıyorsun diyenler vardır eminim. Kimsenin isteğine, tutkusuna ket vurmak gibi bir amaca sahip değilim, sadece işi layıkıyla yapabilme yollarını göstermeye çalışıyorum. “Aman canım ne var bu işte, parayı götürüyorsunuz!” zihniyetine sahip olanlara kızgınlığım artmaya başladı sanırım, sebeb-i asabiyetim bu olabilir.

Herkese başarılar..

 

www.burcuertur.com

 

1515013_585469018205142_534430190_n

Bir Cevap Yazın