Burcu Ertur Kimdir?

2003 yılında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ‘Karşılaştırmalı Edebiyat’ bölümü öğrenciliğine hak kazandığımdan beri attığım adımların hep bir anlamı oldu… Hayatımın her bir evresinde, zamanıma, bilincime, eylemlerime hep farklı disiplinler ekleyerek, farklı deneyimlerle kendimi harmanlayarak yaşamayı tercih ettim.

Dinlediğim müzik, okuduğum kitaplar, izlediklerim, gördüğüm şehirler, ülkeler, tanıdığım insanlar, her zerresi çoğul anlamlar kattı kimyama.. Hiç tek taraflı düşünmeyi sevmedim, her zaman karşı bir duruşum oldu olaylara, hep bir muhalif tavrım.. Bu sebepten dolayı okuduğum bölümümle, birikimimle ilgili bir mesleği tercih etmediğim için ailem çok şaşırmadı bana. Hep, olanın farklısı, olanın fazlası hayallerimi süsledi.

2008 yılından bu yana doğum fotoğrafçılığı mesleğini çeşitli özel hastanelerin sözleşmeli fotoğrafçısı olarak sürdürdüm. Annesinden, babasından önce gördüğüm, hayata mucizevi bir şekilde gözlerini açan binlerce bebeğim oldu, binlerce masum, minik beden ve pırıl pırıl ruh…

Fotoğrafçılık mesleği… Manzara, obje, reklam, moda fotoğrafçılığı değil… Gerçek duyguların yaşandığı anların fotoğrafçılığı… Bu mesleği tercih etmemdeki en büyük sebep gerçeklik duygusu. Gerçekten ağlanan, gerçekten gülünen, içten olan anların fotoğrafçılığını yapmak. Olağanüstü anlamlar, hazlar katıyor ruhuma…

Her zaman söylerim, ‘Seni çok bekledik, tam on yıl’ diyen sesler duydum, gözler gördüm.. Bu işi yapıyorsanız sadece fotoğrafçı olarak kalmamanız gerekir, siz aynı zamanda bir doğum koçu oluyorsunuz çünkü, doktoruna ya da hemşireye sormaya çekinip tüm detayları benden öğrenen, yeri gelip emzirmeye bile yardımcı olduğum anneler az değil…

Yeri geldi, ben de ıkındım, ellerini tuttum o annelerin, hatta bazen ‘fotoğraf çekme yanımda dur’ dedi anneler, hem yanlarında durdum hem fotoğraf çektim.. Bazen anneyle beraber ben de sancı çekiyormuşum gibi hissediyorum, abartısız..

Ellerini tutup ‘hadi çok az kaldı’ diyip gözgöze gelinen o an!! Minnet bakışları vuruyor hep gözlerime.. Ya da hiçbir kelime söylemeden annenin elini tutup gülümsemek, ardından yaşları da süzdürüyor aynı anda.. Bebek dünyaya geldiğinde nasıl olduğuyla ilgili davranışlarımı takip eden anneler de az değildi:) Hemen bana bakıyorlar ve soruyorlar, ‘iyi mi?’ Bazen çocuk doktoru ‘Bebeğiniz gayet iyi’ dese bile en son bana dönüp teyit isteyen gözleri karşımda buluyorum istisnasız…

Diyeceğim odur ki; yaptığım işin, yaşadığım bu duygu dünyasının tarifi yok gözümde, her seferinde yeterince ifade edemediğimden yakınıyorum.

Dünya üzerinde bu kadar keyif alarak yapacağım başka bir mesleğin olmadığına inanarak, gücümün sonuna kadar bu hizmeti verme hayaliyle, tüm okuyanları selamlarım…

Kamera Arkası 🙂

Bir Cevap Yazın